Gazibey Köyü Sivas
 
  ANA SAYFA
  VİDEOLAR
  RESİMLERİMİZZZ
  TÜRKÜLER
  GAZİBEY TV.
  KÖYÜMÜZDEN HABERLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  KÖYÜMÜZ HAKKINDA HERŞEY
  => Elbeyliler
  => Coğrafi Yapı ve İklimi
  => Gelenek ve Göreneklerimiz
  => SAVAŞ HATIRALARI
  => Yemeklerimiz
  => Köyümüzün İlkleri
  => Şehit ve Gazilerimiz
  => GEÇMİŞTEKİLERİMİZ
  => Gazibey Köyü Şehit Davut TOY. İköğretim okulu
  İŞTE GÖNDERİLEN ŞİİRLER
  ANKETLER
  MÜZİK ODASI
  ŞEHRİMİZ SİVAS
  ŞARKIŞLA FOTOĞRAFLARI
  KANGAL KÖPEĞİ
  İLGİNÇ BİLGİLER
  BİLİM-KÜLTÜR-SANAT
  DİNİ İÇERİKLER
  EĞLENCE
  İletişim
  GAZETELER
  Gazete
  HAVA DURUMU
 
  SİVASSPOR
 
  GALATASARAY
  FENERBAHÇE
  BEŞİKTAŞ
  DÖVİZ KURU
 
  Sayaç
  ...
Coğrafi Yapı ve İklimi

COĞRAFİ YAPI VE İKLİM

COĞRAFİ  YAPISI

       Sivas coğrafi yapı itibariyle genel olarak yüksek ve dağlık bir alana kurulmuştur. İlin ortalama yüksekliği 1500 metrenin üzerindedir. Sivas  genellikle yüksek düzlüklerin, dağların ve diğer vadilerin oluşturduğu bir yeryüzü yapısına sahiptir. İl topraklarının dağılımı ise şöyledir  :
Platolar       :   % 47.6
Dağlar         :   % 46.2
Ovalar         :   % 6.2
       Yükseklikler ilin batı kısmından doğuya doğru gidildikçe artmaktadır. Doğu kısımları daha dik ve sarptır. Akarsular doğu kesimdeki ilçelerde derin vadiler meydana getirirler. İlin batı kesiminde bulunan Gemerek, Şarkışla , Altınyayla , Kangal ve İl  merkezi ilçelerinde arazi genel olarak düzlüklerden ve aşınmış yüksekliklerden meydana gelmiştir. Bu bölgedeki vadiler derin değildir.
İl topraklarının yükseklik yüzdeleri şöyledir.
0-250              metre     :   %  4.1    
250 - 500          "          :   % 4.2
500 - 1000        "          :   % 15.7
1000 - 1500      "          :   % 32.2
1500 - 2000      "          :   % 33.1
2000 - 2500      "          :   % 8.0
2500 - 3000      "          :   % 1.5


YÜKSELTİLER  (  Dağlar )        :
       Gazibey Köyü ve çevresi 1500 m ve 2000 m arasındaki yükselti ve bu dağların arasındaki derin vadilerden oluşmaktadır.  Köyde ovasal büyük düzlükler yoktur. Arazinin yüksek kesimlerinde yaylalar vardır. Bu yaylalar 1500 metrenin üstündedir. Haramı yaylası, Alınyurt yaylası, Söğütlü yaylası, Düzarkaç yaylası, Kötü yayla, Olukça yaylası, Güney arkaç yaylası, Köklüyurt yaylası, Karpuzatan yaylası bu düzlüklerin bazılarıdır. Yörenin en önemli yükseklikleri de şunlardır.
       Arapdede ( 1829 m. ) , Deve Boynu ( 1805 m.) , Karatepe (1817 m.) , Çarşının Keh ( 1780 m.) , Cöcünün Koyağı  , Karakaya , Kara Kuzay , Bahçecik , Karaönnü , Yamalı  , Alıçlı Koyak , Almalı Dere ,     


BÜYÜK   DERELER             :

       Köyün arazisi oldukça büyük derelerle yarılmıştır. Bu dereler kilometrelerce uzar. Eskiden buralar ormanlık alanlarla kaplıymış. Bu gün ise oldukça seyrek vaziyette alıç, armut, çördük, kuşburnu, çıtkana çalısı gibi ağaçlarla kaplıdır. Derelerde her mevsim su bulunur. Hemen hemen her derede yüzlerce kaynak sular vardır. Dolayısıyla yöre halkı bu sulardan tarla sulama ve ağaç yetiştirme açısından faydalanır. Sular çok tatlı ve bir çoğuda şifalıdır. Bu önemli dereler şunlardır.
       Karaboğaz, Uludere , Elmalıdere , Mehenne , Sakaltutan , Kaçağındere , Budalakkaçağı , Karaönnü , Suderesi , Domuzluk , Kümbetindere , Cinali , Köklüyurt , Kösrelik , Karpuzatan , Güneyarkaç , Gol , Oyukkaya , Kaçağın dere, Kara kaya, Sorguncuk, 
    BİTKİ  ÖRTÜSÜ     :
       Köy ve çevresi tipik bozkır bitki örtüsüne sahip. Ancak bundan yıllar önce tüm çevrenin ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir. Çevre halkının bilinçsizce ağaç kesimi bölgeyi bu günkü hale getirmiştir. Dedelerimiz ara sıra anlatırlardı. Köyün bütün dereleri ormanlık alan olduğu için girilemezmiş. Anlatılanları doğrulayan bitki örtüsüne değişik bölgelerde rastlamaktayız. Köyün bazı arazilerinde tek tük eski ormanlardan kalma çam ve ardıç ağacı türleri günümüze kadar gelmiştir. Oldukça kuytu köşelerde yaşam mücadelesi veren bu ağaçlar cılız ve bakımsız durumdadır.
       Yörenin dağlık kesimlerinde ve derelerde bu gün can çekişen çok az sayıda bitki türü kalmıştır. Yerleşim birimlerine uzak oluşları ve dik ve sarp yamaçlarda kalmış olmaları biraz olsun rahat yaşamalarını sağlamıştır. Yaptığımız araştırmalar sonucunda bu gün korunmaları artık gerekli olan bu dikenli ağaçlar ve bodur bitkiler şunlar ;
İt alıcı
Kırmızı alıç
Ağ alıç
Kavun alıcı
Armut
Çördük
Kuşburnu
Öküz götü
Kadın göbeği
İt üzümü
Çıtkana çalısı
Karamık
Dabılga
Payam
Ekşi elma
       Günümüzde hakim bitki örtüsünü oluşturanlar ise otçul bitkilerdir. Bunlar da zaman zaman bilinçsizce yok edilmektedir. Bu köklü bitkilerin yok edilmesi rüzgar erozyonunu hızlandırmakta, yağışlı havalarda da sel oluşturarak verimli toprakların akıp gitmesine yol açmaktadır. Bu durumun düzeltilmesi, çok acilen yetişen gençleri ve çocukları eğitmekle mümkün olacaktır. Köydeki halk arasında çevre bilincini geliştirmek gerekmektedir. Bu da o köyün insanı olarak bize ve köy idare heyetine önemli sorumluluklar yüklemektedir.  
       Keven , karın keveni, püren , yalanı , ayrık , köygöçüren , çağşır , Sincan çalısı  gibi köklü bitkiler bizi göreve çağırmaktadır.
       Ayrıca yörede tabiat o kadar cömerttir ki bir çok bitki türü de taze yiyecek olarak tüketilir. Mevsimine göre toplanarak tüketilen bu türlerin bir çoğu da ilaç olarak kullanılır. Bu bitkiler pişirilerek de yenebilir. Bunlar ;
       Böğürtlen ( Çilek ), narpız, nane, kaya kuzukulağı, çayır kuzukulağı, hardal, ekşilik, kenger, kangal, ışkın, sığır dili, yapışkan, madımak, yemlik, teke sakalı, çalık pürü, kuş pancarı, kızılca, gelin parmağı, evelik, telce, çalık, tombul, yer elması, mayasır otu, paryavşanı, zor otu, ağ ğül, çoban döşeği, ısırgan otu, emcek, kuşburnu, saarcek, nane,
       Bu arada yörede dikilerek yetiştirilen ve derelerde kendiliğinden yetişen ve köy halkı için geçim kaynaklarından biri sayılan kavakçılık da oldukça gelişmiştir. Tonus ırmağının iki yakası boyunca , sulu ve büyük derelerde , gözelerde ve tarlaların tumplarında oldukça yaygın olarak yetiştirilen bu bitkiler , son yıllarda  da çelik şeklinde de yetiştirilmeye başlanmıştır.  Yetiştirilen bu kavak türleride şunlardır ;
       Ağ kavak, kara kavak, çay söğüdü, selvi, çelik, kanada kavağı türü, sürgün,
İKLİM                       :
       Yörede iklim tipik karasal özellikler gösterir. Ancak Sivas merkezine göre daha ılıktır. Kış aylarında yüksek kesimlerin büyük bir kısmı kış boyunca karla kaplı geçer. Hatta bazı yıllar Temmuz ayına kadar Çarşının Koyağında kar bulunur. Eskiden yöreye çok kar yağardı. Şimdi ise küresel ısınma bu yöreyi de etkilemiştir. 1960 lı yıllara kadar metre hesabı yağan kar günümüzde santim hesabına kadar düşmüştür. Aralık , Ocak , Şubat ve zaman zaman da Mart ayında yöre karla kaplı olur. Bazı yıllar kış, Kasım ayında ,bazen de Ocak ayında başlar.
       Bazı yıllar çok soğuk geçer. Sivas merkez meteoroloji istasyonunun verilerine göre soğuk geçen kışlarda ısı - 34 dereceye kadar düşmüştür. Anadolunun birçok yerinde kışın karla kaplı olduğu süre 20 veya 30 günken Sivas ve özellikle yörede bu süre 2 ayı geçmektedir.
       Yörede yağmur mevsimi Mart ayının sonuna doğru başlar. Mayıs ayının sonuna kadar sürer. Ama yağmurlar sürekli değildir. Yörenin ormanlık alanları olmadığından özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında yağan yağmurlar büyük seller oluşturarak, mahsule çok zarar verir. Zaman zaman dolu fırtınaları da görülür. Güz mevsimi yağmurları senesine göre Eylül ve Kasım ayları arasında hüküm sürer. Bu mevsimde çok az yağış olur.
       Yaz ayları ve sıcaklar Haziran ayının ortalarında başlar Eylül ayının ortalarında sona erer. En yüksek sıcaklık 30 derece civarında seyreder. Yörede yağışların çok olduğu fırtınalı günler şöyledir.
  
Fırtınalar                 :
1 - Hıdır ellez firtinası  :   Ocak ayının son haftası ile Şubat ayının ilk haftası arası.
2 - Koca karı fırtınası    :  Mart ayının ikinci haftası .
3 - Mart dokuzu fırtınası  : Mart ayının üçüncü haftası .
4 - Abrıl beşi fırtınası   :  Nisan ayının üçüncü haftası .


       Yağış bakımından yöre yılın yaklaşık üçte birini yağışlı geçirir. Yağışlı gün sayısı 100 günün üzerindedir. Yıllara göre değişir. Bu sürenin bir aydan fazlasını kışın kar yağışı, geri kalan süreyi de ilkbahar ve sonbahar yağışları oluşturur. Yağışlar oldukça düzensizdir. İlkbahar ve sonbaharda yağan yağışlar genelde sağanak şeklinde geçer. Yıllık yağış ortalaması 420.5 mm civarındadır.
       Yörede rüzgar olarak genellikle Karayel (  Kuzey batı rüzgarları ) % 19, Yıldız ( Kuzey rüzgarları  % 18 ) ve Poyraz  ( Kuzey doğu rüzgarları % 17 )  eser. Yöre alçak basınç alanında olduğu için genellikle kuzey rüzgarlarına açıktır. 

Kaynak: Bekir Güzeldağ

 

MUSTAFA ŞAHİN  
 


.com


DUYURU PANOMUZ


AĞAÇ DİKME ÇALIŞMALARI ÇOK GÜZEL ŞEKİLDE YAPILDI...


- ARKADAŞLAR SİTEYE RESİM GÖNDEREBİLİRSİNİZ. MSN ÜZERİNDEN muuglaa@hotmail.com ADRESİNDEN GÖNDERİNİZ. AYRICA RESİMLER SAYFASINDAN SİTEYE ÜYE OLARAK DA GÖNDEREBİLİRSİNİZ TEŞEKKÜRLER



İÇERİKLERİMİZ GÜNCELLENMEKTEDİR..



- AĞAÇ DİKME FESTİVALİ BAŞLADI..




ZİYARETÇİ DEFTERİNE NOT BIRAKABİLİRSİNİZ

 
Reklam  
   
DİİİİKKKKAAAATTTT  
  MÜÜÜÜZZİİİİİİKKKK  
GÜNÜN SÖZÜ VE BİLMECE  
   
HAFTANIN ŞİİRİ  
  Benden selam olsun Bolu Beyi' ne



Benden selam olsun Bolu Beyi' ne
Çıkıp su dağlara yaslanmalıdır.
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir.

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı.
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

Köroğlu düşer mi yine sanından,
Ayırır çoğunu er meydanından,
Kırat köpüğünden , düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır.
.

Köroğlu



 
bugün 1 ziyaretçi (64 klik) KİŞİ burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
tütüne son